Ahmet Özhan

26.11.2008 Saat: 20:00
Müminlerin sevincidir Ramazan ayı… On bir ay süren uzun bir yoldan gelirken âşıklara nice müjdeler verir. Bu ayda maddenin esiri olmaktan sıyrılan insan, Rabbi'nin sayısız ihsanına kavuşur. Allahu Teâlâ "Oruç benim içindir, onun mükâfâtını ben vereceğim" buyuruyor. Ramazan berekettir. Nimete şükretmeyi öğretir, insana. Ramazan sayesinde insan; ömrünü boşa harcadığı şeyler için Rabb'ine ettiği isyânı, nisyânı (unutmayı) terk ederek yaptığı yanlışları düzeltme şansını yakalar. Psikolojik açıdan hayata yeniden doğar. Sosyolojik açıdan ise toplumda kardeşlik ve yardımlaşma duygularını geliştiren; insanın kendini aç olanın yerine koyduğu bir zaman dilimidir. On bir ayın sultânıdır Ramazan ayı... Başka bir açıdan, âşıklara vuslattır. Âşık olan kişi gönlünü sultânı için yemeden içmeden kesilir. Bu insanın dilinde gönlünde sadece sevdiği vardır. En sevgili olan Allah'a âşık insan da Ramazan ayında yemeden içmeden kesilir; oruç tutar. Bu ayda sevgiliye vuslata ereceğini bilen âşık elbette O'nun Kadr'ini de bilecektir. Kadir Gecesi'ni bu coşkunlukla yaşayan âşık, bir yandan da bayram hilalini gözlemektedir. Çünkü, ona göre gerçek bayram Cenâb-ı Hakk'ın cemâline kavuşunca yaşanır. Ramazan ayının bize yaşattığı ulvî güzellikleri düşündükçe söz âciz kalıyor. Neyse ki mûsıkî imdâdımıza yetişiyor. En sevgiliye olan bağlılığımızı ifade ederken; günahlarımıza tevbe ederken; yanı başımızdaki muhtaç kardeşimizin yardımına koşarken; camilerde birlikte Hakk'ı zikrederken hep musıkîyle coşarız. İlâhilerle cami mahyaları gibi aydınlanan gönüllerimizde hep "Hoş geldin yâ şehr-i Ramazan" derken; o güzele "Elvedâ" diyeceğimiz günün hüznünü de taşırız. Osmanlı kültürü Ramazan ayının maneviyatındaki estetiği keşfetmiştir. Bu anlamda, ecdâdımız Ramazan ayında yapılan ibadetleri bir kurallar manzumesi olmaktan çıkararak keyif haline getirmiştir. Büyük bestekâr Itrî'nin terkib ettiği Enderûn usûlü terâvih namazı, minarelerde okunan temcitler, Kadir alaylarında okunan ilahiler bu anlayışın en güzel örneklerindendir. Sanatçı Ahmet Özhan ve İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Ramazan ayı münasebetiyle üç ayrı konser sunacaktır. Bu konser dizisinde Ramazan ayının bölümleri "Merhaba", "Mâh-ı Gufran" ve "Elvedâ" adlarıyla ele alınmıştır. Sanatçı Ahmet Özhan, "Merhaba" başlıklı ilk konserde Ramazan coşkusunu yansıtan bir repertuar sunacaktır. İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu'nun icra edeceği "Mâh-ı Gufran" ve "Elvedâ" başlıklı konserlerde ise Ramazan neş'esini yaşayanların bağışlanacağı müjdelenirken bu müjdeyi alan âşığın on bir ayın sultanına elveda demesinin hüznü anlatılmaktadır. Ramazan neş'esini taşıyan bütün âşıklar bu konserlerde buluşuyor.
| Yer |
: |
Cemal Reşit Rey Konser Salonu | | Adres | : | harbiye İstanbul | | Telefon | : | (212) 231-54-97 | | Faks | : | (212) 248-54-51 |
Bu Mekandaki Gelecek ve Geçmiş Etkinlikler
|