Damıtmalar

Başlangıç Tarihi: 18.07.2008 Bitiş Tarihi: 31.07.2008 Açılış Saati: 11:00
Sanatçı F. Gülgün Engin, 'Damıtmalar' adını verdiği kişisel resim sergisini, 18 Temmuz'da, Beyoğlu, Atlas Pasajı, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde açıyor. Sergide sanatçının son dönem yağlıboya ve akrilik çalışmalarından oluşan 40 yapıt yer alıyor.
F. Gülgün Engin 'Bir arayış yolculuğu' olarak değerlendirdiği 20 yıllık sanat yaşamının son sergisine neden 'Damıtmalar' adını verdiğini ise, şöyle açıklıyor: "Tuval karşısındaki tüm zamanlarımda, önemli hedeflerimden biri de, renkte, biçimde ve hatta anlatımda daha öze, daha yalına gitmekti. Yolculuğumun önemli duraklarında, ayrıntılarla vedalaşarak yürüdüm. Resimdeki yolcuğum, bir anlamda uzun bir damıtma süreciydi. Bu sergide yer alan son çalışmalarım, kendimi hedefime en yakın hissettirenler oldu." RESIMLERİ HAKKINDA İlk yıllarda belirgin fırça darbeleri, doku, ışık-gölge, hacim kullanarak yaptığı resim çalışmaları son yıllarda sanatçıyı farklı bir tercih kullanımına getirdi.. Estetik düşünce içinde, plastik unsurları en aza indirme şeklinde bir yöntem seçti kendine. Olabildiğince yalın ama asla basit olmayan. Tuşelerin ve bilinen anlamda hacimin görünmediği, büyük lekelerle anlatıma yöneldi. Tuvaline önce, çerçeveler içinde, organik formlarla gölge lekeler yerleşti. Çerçeveler; sınırlarımızdı, kendimizin koyduğu ya da zorla çizilen. Gönlü razı gelmedi sınırları duvarlar örerek ifade etmeye. Çerçeve izin veriyordu sınırı aşmamıza. Çerçeveler ve çizgiler, zamanla onu daha geometrik anlatıma çekti . Şimdi yaptığı; figürleri geometrik formlarla stilize edip, renkleri sembolik anlamlarıyla kullanmak ve sağlam bir kompozisyon (grafik düzen) oluşturarak, leke dağılımlarıyla çalışmak. Paletinde bazen pastel, bazen canlı, bazen tek ya da az renk, bazen çok renkle.. Ancak her keresinde renklerin doygunluğuna önem vererek-dikkat ederek.. Resimlerinde insanı; çatışmaları, çelişkileri, arada kalmışlıklarıyla, inançlarıyla yorumlarken, Anadolu motiflerini; elemanlarını, kilim ve mimarisini çağrıştıran sembolik anlatımlarla, yapımıza kaynayan birikimlerin ve kültürün yansımasını ortaya koymaya çalışıyor. Geleneksel olanla, çağdaşı birlikte, çağdaş sanatın ışığında, çağı yakalayarak. Yaşadığımız toprakların üzerinde gelip geçen, izlerini sürdüren kültürler, resimlerinde sembolik olarak yer buluyor kendine. Sonsuzluk simgesi daireler, lahitler, üçlemeler.. Göğün mavisi, doğaya dönüşün yeşili, yaldız renginde; Bizans. Toprağın kahvesi, hakisi. İmparatorluğun bordosu, Kırmızıda aşk, kirli kırmızı da; aşk sanılan, kirletilen.... Bazen desenlerle birlikte, bazen desenlerden ayrı ve hatta bazen desenlere rağmen her biri farklı öyküler anlatıyorlar.
Kadın figürlerinde başı örten formlar; kimlikler aslında. Siyahla, ışık rengiyle, kırmızıyla, baktığı yönle, durduğu yer ve boyutuyla kadın ve erkek figürleri renklerle konuşuyor, ilişkiler kuruyor aralarında.
Algılarıyla kendisinde biriktirdiklerini tuvale aktarırken, soyut ve somutu iç içe kullanıyor. Dramatik espaslar koyuyor tuvaldeki elemanlarına. Her biri kendi derinliğini oluştursun, hacmini koysun istiyor ortaya tüm ağırlığı ve dengesiyle. Sonuçta resmi tüm sadeliğine karşın, "nedir" "nerede" "nasıl" dedirtsin ve en önemlisi; izleyen, aklına takılan bir karede, düşüncesinin sesini duysun içinde istiyor. Kokteyl: 18 Temmuz 2008 – Cuma Saat:18.00 – 20.00
| Yer |
: |
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi | | Adres | : | İstiklal Cad. 209 / 49 Beyoğlu | | Telefon | : | (212) 243-30-53 |
Bu Mekandaki Gelecek ve Geçmiş Etkinlikler
|